#dinlenyenilenkeşfet
GÜMÜŞLÜK YAKINLARINDA NELER VAR?
Ortakent üzerinden Gümüşlük’e gelirken Dereköy’den geçersin. Hafif virajlı, bol manzaralı bu yolda öncelikle Turgutreis kıyılarını gözlemlerken birden Gümüşlük semalarına gelirsin. Dereköy ve Peksimet köylerini geçer geçmez Gümüşlük’e bakan yel değirmenleri ile karşılaşırsın tepelerde. Bazen yol üstünde, planda olmayan patikalara girmek iyi fikirdir. Yel değirmenlerine doğru sağa sapmak da bu iyi fikirlerden biri olabilir.

Gümüşlük Yel Değirmenleri
5-6 tane yel değirmenin Gümüşlük’e bakarak tepelere dizildiği güzel manzaraya ulaşmak için ana yoldan araçla çıkacağın 2-3 dakikalık yol sonrasında kısa bir yürüyüş yapman yeterli. Eğimli bir yamaçta biraz yukarı çıktıktan sonra yel değirmenlerinin yanına ulaşıyorsun. Öncelikle ilgini ev olarak da kullanılan en öndeki değirmen çekiyor ve “Bir yel değirmeninde yaşamak nasıl olur, acaba içerisi nasıldır?” diye hayal etmeye başlıyorsun. Kırık dökük, bakımsız yel değirmenleri de çekici dursa da içinde yeşilliklerin yükseldiği, önünde kış bahçesi ve taşlarla çevrili küçük alanı olan ev değirmeni incelemekten kendini alamıyorsun. Evin önünde havlayan köpekle birlikte irkilip, hemen diğer yel değirmenlerini incelemeye koyuluyorsun. Değirmenler, mekanik açıdan nasıl çalıştığını anlamaya yetecek kadar kalıntı barındırıyor iç ve dış kısmında. Yel değirmenini tutan ana bölmeye bakmak için iç duvarın kenarından çıkan taşları kullanıyorlarmış zamanında. Zemininde ise şimdilik bir şey olmasa bile buğdayların nerede öğütüldüğünü az çok anlıyorsun. Mimari açıdan birbirine ikizi olan yel değirmenlerini gezerken ev haline getirilmiş olanın da içini az çok hayal edebiliyorsun. Değirmenler arasında geçerken 2 taraflı muazzam bir manzara var. Bizce buranın hakkı nefis bir gün batımı.

Metalart Bodrum
Dereköy’ün hemen girişinde konuşlanmış demir konstrüksiyonlar dolu bir alan gözünüze çarpıyor. Bahçeye yayılmış demir heykeller bir hayli etkileyici, incelemek için içeri girdiğinde sizi muhtemelen atölyenin de sahibi ve üreticisi İşeri kardeşlerden biri karşılıyor. 3 kardeşin maharetlerini gösterdiği bu atölye ve sergi alanı detaylarına girdikçe daha da etkileyici bir hal alıyor. Hurdalıktan alınan araba parçaları, kesildikten sonra atılmış kullanılamayacak metal yüzeyler burada harika birer sanat eserine dönüşmüş. Kardeşlerden biri küçük demir parçalarını birbirine kaynatarak maske benzeri objeler yaparken diğeri hareketli mekanik heykeller yapmanın peşinde. Tam Bodrum bahçelerine uygun büyükçe heykellerle de heybetli işçiliklerini görebiliyorsun. Kardeşlerin dayanışması, geri dönüşüm ve atölyenin paslı ama etkileyici görüntüsü derken bir de kahve ikram edilince için ısınıyor buraya. Gümüşlük’e gelen yolları keşfetmek, tarihe yakın yaşamak ve sanatın devimini bu küçük yerleşkede bulmak kısa da olsa keyifli bir yolculuğu beraberinde getiriyor.